TİROİD, ZEHİRLİ GUATR, TİROİT, HASİMOTO, DİYET, TROİD UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - GUATR, TİROİD, ENDOKRİN, DİYET, DİYABET UZMANI GUATR, ZEHİRLİ GUATRİ HİPOTİRİODİ, DİYABET, DİYET, ŞEKER HASTALIĞI, NODÜL, TİROİDİT, HASHIMOTO HASTALIĞI, TİROİD KANSERLERİ
 
 
İYOT DAMLASI ZAYIFLATMAZ SAKIN KULLANMAYIN
GUATR
TIROIT
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
Tiroid
Guatr Hastalığı
Hashimoto Hastalığı
Hipotiroidi
Zehirli Guatr
Nodul
Tiroidit - Tiroit İltihabı
Gebelikte Tiroid
Tiroid Kanserleri
Guatr ve …
VITAMIN KULLANIMI
Tiroid ve …
ZAYIFLAMA
Makale Özetleri - Yenilikler
DIYET
SEKER HASTALIGI
METABOLIZMA
ENDOKRIN
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...

ŞEKER HASTALIĞI

ŞEKER HASTALIĞI

Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi  yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra  gıdalar bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker  parçalarına dönüşür ve daha sonra  bağırsaktan emilerek  kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır.  Enerji sağlanması için kan şekerinin  özellikle  kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine  girmesi gerekir.  Kanda bulunan şekerin   hücrelere  girmesi  pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu  sayesinde  olur.  İnsülin hormonu kanda  yoksa veya olduğu halde  hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa  kandaki şeker hücreye giremediğinden  birikir ve  şekeriniz yükselmeye başlar.  İşte kan şekerinin  sabah aç karna yapılan ölçümde 126 mg/dl yi geçmesi durumuna şeker hastalığı diyoruz.   Kanda şekeri 180 mg/dl’yi geçince idrarla  atılmaya başlar, yani idrarırınızda şeker çıkar.

 

Şeker Hastalığının Belirtileri

 

Tip 1 şeker hastalarında çok su içme, çok idrara gitme, çok yemek yenmesine karşın kilo verme gibi şikayetler çok belirgin olduğu halde Tip 2 şeker hastalarında bu belirtiler silik olabilir ve hastalık sinsi bir şekilde başlar. Bu kişilerin çoğunda hiçbir şikayet olmayabilir. Bazı hastalarda ise sık idrara gitme, aşırı açlık, zayıflama, halsizlik, görmede bulanıklık, kadınlarda vajinal kaşıntı, susuzluk  ve  çok su içme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

 

Şeker hastalığında görülen belirtiler şunlardır:

 

Çok su içme ve ağız kuruması

Çok idrara gitme

Çok acıkma

Çok yemek yemeye  rağmen zayıflama ve halsizlik

Yaraların geç iyileşmesi

Cildin kuru ve kaşıntılı olması

Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma

Görmede bulanıklık

Vajinal kaşıntı

Yemeklerden sonra uyku gelmesi

Tatlıya düşkünlük

Sinirlilik

El ayalarında ve ayak altlarında yanma

Uzun açlıklarda el-ayak titremesi

Horlama

 

 

 

 

Şeker Hastalığının Gelişim Evreleri

Şeker hastalığı 4 aşamada  adım adım gelişir.  Aşağıda verilen bu aşamaları  çoğu zaman fark etme imkanı olmaz.

 Şeker hastalığının gelişim evreleri şunlardır: :

1.     Reaktif hipoglisemi (Kan şekeri düşüklüğü)  evresi

Ailesinde şeker hastalığı olan kişilerde  şeker hastalığı ortaya çıkmadan 3-4 yıl öncesi yemek sonrası kan şekerinde düşmeler olmaya başlar. Bunu anlamak için 3 veya 4 saatlik şeker yükleme testi  yapılır. 3. ve 4. saatte kan şekerini 80 mg/ dl’nin altına düşmesine hipoglisemi veya kan şekeri düşüklüğü diyoruz. Bu esnada terleme, çarpıntı, nabız ve bazen tansiyon yükselmesi görülür. Bu durumun nedeni insülin seviyesinin yenen yemek sonrası kanda hızla yükselmesi ve daha sonra  insülinin kan şekerini düşürmesidir.

2.     Dönem: Açlık kan şekerinde bozukluk:

Açlık kan şekerinin  100 ile 126 mg./dl arasında  olmasıdır.  Bu kişilerde tokluk kan şekeri normaldir.

3.     Dönem: Tokluk kan şekerinde yükselme:

Tokluk kan şekerinin, yani yemek sonrası  2. saatteki kan şekerinin  140 ile 199 mg/dl arasında olması durumudur. Bu duruma “gizli şeker “ hastalığı da denir. Bu hastaların % 30’unda 10 yıl içinde   şeker hastalığı gelişir. Gizli şeker hastalarında sağlıklı beslenme ve egzersiz büyük önem taşır.  Bu hastalarda kalp, göz, böbrek ve sinir hasarları gelişebilir. Bu nedenle gizli şeker ciddiye alınmalı ve kontrollere gidilmelidir.

4.     Dönem: Aşikar Şeker Hastalığı:

Bu dönemde  şeker hastalığı ortaya çıkmıştır. Artık açlık  kan şekeri 126 mg/dl  veya daha yüksektir veya tokluk kan şekeri 2. saatte 200mg/dl’den daha yüksektir.

 

 

 

 

 

Şeker Hastalığının Toplumdaki  Sıklığı:

Diyabet, yani şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada hızla artan bir hastalıktır. Ülkemizde şeker hastası kişiler toplumun  %  10’nu  civarındadır; Diğer bir deyimle her on kişiden 1’inde şeker hastalığı vardır.

Şişmanlık, kötü beslenme, hareketsizlik ve ailenizden aldığınız genetik  eğilim sizde şeker hastalığı gelişmesine zemin hazırlar.

Şeker hastalığını önlemek ve gelişmesini ortadan kaldırmak için sağlıklı beslenmeyi bilmek ve hareketi artırmak  gerekmektedir.

Şeker hastalığı  körlük, böbrek yetmezliği, inme (felç) ve ayak kesilmesi gibi önemli komplikasyonlara neden olabilmektedir.

Şeker hastalığı, özellikle de Tip 2 Diyabet dediğimiz erişkin tip şeker hastalığı sinsi bir şekilde  gelişmekte ve ilerlemektedir. Bu nedenle erken teşhis  ve tedavi büyük önem taşımaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar şeker hastası olan her üç kişiden 1’inin hasta olduğunu bilmeden yaşadığını göstermiştir. Bu kişiler şeker hastası olduğunu tesadüfen veya başka hastalıklar ortaya çıktığında anlamaktadır.

         Şeker hastalığına bağlı komplikasyonlar (organ hasarları)  kan şekeri çok yükselmeden 10-20 yıl önce sinsi  olarak başlar.   Erişkin yaştaki  gizli şeker hastalarının çoğunluğu kilolu olduğu için ilaç  kullanmaksızın  sadece  zayıflama, sağlıklı beslenme  ve egzersiz ile   şeker hastalığı gelişmesini önleyebilirler.

         Yapılan çalışmalar kendisinde şeker hastalığı olduğunu bilmeyen kişilerin oranının kendisinde  şeker hastalığı olduğunu bilen  hastaların  %35’i kadar olduğunu göstermiştir. Diğer bir deyimle  toplumdaki her 3 şeker hastasından birisi henüz hastalık teşhis edilmeden yaşamaktadır. Bu nedenle toplumun bu hastalık konusunda bilgilendirilmesi ve taramaların yapılması büyük önem taşımaktadır.

 

a) Şeker Hastalığının Tipleri

Şeker hastalığının bazı değişik tipleri vardır. Bunları aşağıda şu şekil

de sıralayabiliriz:

 

Tip1 Diyabet

Tip 2 Diyabet

Metabolik Sendrom

Şeker hastalığının  nadir görülen genetik tipleri

Pre-Diyabet dediğimiz ‘’Gizli Şeker’’

Gestasyonel Diyabetes Mellitus denilen ‘’Gebelikte görülen şeker hastalığı’’

Brittle (oynak) diyabet

 

 

 

b) Tip 1 ve Tip 2 Diyabet

Şeker hastalığının esasta iki tipi vardır ve bunlar Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak adlandırılır. Bunlardan en çok görüleni Tip 2 diyabettir ve tüm şeker hastalarının  %90-95’i tip 2 diyabetlidir.

Tip 1 diyabet daha çok çocuklarda görülen ve insülin ile tedavi edilmesi gereken şeker hastalığı tipidir. Bu hastalıkta insülin salgılanması olmadığından dışarıdan  yapılan yapay insülin ile tedavi yapılır. Haplar ile tedavisi mümkün değildir. Şeker hastalarının yüzde 10’nunu tip 1 diyabet oluşturur. Tip 1 diyabet 9 aylıktan itibaren  görülebilirse de  en sık 12-14 yaşlarında ortaya çıkar.

Tip 2 diyabet ise genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkan şeker hastalığı türüdür. Şeker hastalarının yüzde 90-95’i tip 2 diyabetlidir. Bu tip şeker hastalığında kanda insülin başlangıçta yüksek olmasına rağmen etkisini gösteremez,  ve kandaki yüksek kan şekerini hücrelere sokamaz. Bu duruma “ insülin direnci “ adı da verilir. Bununla birlikte bu hastalarda zamanla insülin salgısı bozulabilir ve insülin tedavisine ihtiyaç gerekebilir.

 

 

 

 

 

 

 

Tip 1 ve Tip 2 diyabet arasındaki farklılıklar aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 

Tablo: Tip1 ve Tip 2 Diyabetin Özellikleri

ÖZELLİK

TİP 1

TİP 2

Hastalığın başlangıcı

Aniden

Yavaş

Kilo

Genellikle şişman değil

Şişman veya şişman değil

Hastalığın başlangıç yaşı

Çocuklukta

Sıklıkla 30 Yaşından sonra

Ailede başka şeker hastası

%10-15’inde var

%30’unda var

Kanda antikor varlığı

Çoğunda var

yok

Tedavisi

İnsülin Gerekir

Hap ve İnsülin

Kanda insülin

Yok

Önce yüksek sonra az

 

 

 

 

 

 

Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Ayrımı Nasıl Yapılır?

 

Laboratuvar tetkiki olarak ayırım için kanda anti-GAD antikoru, insülin antikoru ve adacık antikoruna bakılır. Bu antikorlar pozitif ise yani varsa  o  hastada   tip 1 diyabet var demektir. Tip 2 diyabetli hastalarda bu antikorlar  kanda bulunmaz. Ayrıca  mixed yemek testine insülin cevabı ve glukagon iğnesine insülin ve C peptit cevabı da  bu konuda kullanılan tetkiklerdir.

 C peptit hormon ölçümü de tip 1 ve tip 2 diyabet  ayırımında faydalıdır. C peptid pankreasdan insülin ile beraber salgılanan bir hormondur. Tip 1 diyabetli hastalarda C –peptit  kanda yoktur.

 

 

 

c) Metabolik Sendrom

Tip 2 diyabet veya gizli şekeri olan kişilerde birlikte tansiyon yüksekliği, kanda trigliserit yüksekliği, insülin hormon yüksekliği, ürik  asit yüksekliği ve göbekte yağlanma ve şişmanlık birarada ise bu duruma  metabolik sendrom denir. Metabolik sendromu yapan etken insülinin iyi çalışmaması yani insülin direncidir. Bel kalınlığı veya bel çevresi  artmış olanlarda (şişmanlarda)  bu hastalık daha fazla görülür.  Birlikte karaciğer yağlanması, yumurtalıklarda kist (polikistik over hastalığı), kan pıhtılaşmasına eğilim, HDL kolesterolde azalma ve idrarla atılan proteinde artma (mikroalbüminüri) birlikte olabilir.  Bu kişilerde kalp koroner damar hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı çok sık görülür.  Metabolik sendrom sıklığı ülkemizde  fazla olup  yaklaşık her 100 kişinin  20-25’inde  vardır.

 

 

 d)Gebelik Diyabeti

Sadece gebelik  sırasında ortaya çıkan şeker hastalığına gebelik diyabeti denir. Gebe kalmadan önce şeker hastalığı olan kadınlar bu gruba girmez.  Gebe kalan kadınların % 4-7’sinde şeker hastalığı ortaya çıkmaktadır.  Genellikle gebeliğin 24 ile 28nci haftaları arasında ortaya çıkan bu tip şeker hastalığı bazen şişman bayanlarda gebeliğin ilk aylarında ortaya çıkabilir.  Gebelik diyabeti olan  kadınlar doğum yaptıktan sonra şeker hastalığı kaybolur, ancak yaklaşık %50’sinde ileriki yıllarda tip 2 şeker hastalığı oluşur. Bu yüzden  doğumdan sonra 6 ayda bir açlık ve tokluk kan şekerine bakmak gerekir.

 

 

 

 

e) Gizli Şeker (Pre-Diyabet)

 

Açlık kan şekerinin 100 ile 126 mg/dl arasında olmasına  ‘’Açlık Kan şekeri Bozukluğu’’ adı verilirken, kan şekerinin yükleme testi (OGTT) sırasında (75 gram glukozla yapılan  şeker yükleme testinde)  2. saattte 140 ile 199 mg/dl arasında çıkmasına ise '‘ Şeker Tolerans Bozukluğu’’ veya ‘’Gizli Şeker’’ adı verilir.  İşte hem açlık kan şekeri bozukluğuna hem de glukoz tolerans bozukluğuna  ‘’Pre-Diyabet’’ adı verilir. ‘’Pre’’ sözcüğü latince  ‘’ön’’  veya ‘’erken’’ anlamına gelmektedir. Diğer bir deyimle şeker  hastalığının ön veya erken  devresi demektir. Bu kişilerde diyabeti önleme programı ile (sağlıklı beslenme, egzersiz ve fazla kiloların verilmesi) hastalık geriletilebilir veya ortaya çıkması geciktirilir.

 

 

 

f) Nadir Görülen Genetik Şeker Hastalığı Tipleri

Tip 1 ve tip 2  şeker hastalığına pek benzemeyen bazı şeker hastalığı tipleri vardır. Bunlardan birisi  erişkin yaşta şeker hastalığı gelişen  kişilerin  %10-15’inde görülen  kısaltılmış ismi  ‘’LADA’’ olan  yada latince açık yazılımı ile ‘’Latent Otoimmün diyabeti”  hastalığıdır.  LADA tipi şeker hastalığında  pankreasdaki beta hücreleri bağışıklık sistemi tarafından yavaş yavaş yıkılır. Bu yıkım arttıkça insülin azalacağından kan şekerinde giderek bir artış olur.  Bu hastalar bazen yıllarca insülin kullanmadan sadece tablet şeklindeki ilaçlarla  şeker hastalığını kontrol ederlerse de sonra insülin kullanmak zorunda kalırlar.

Diğer bir tip şeker hastalığı ise gençlerde ortaya çıkan tip 2 diyabet olup ‘’MODY’’  adı ile anılır.  Bu  hastalık daha nadir görülür ve tip 2 diyabet erken yaşta ortaya çıkar;   nedeni bazı genetik bozukluklardır.

 

g) Oynak (Brittle) Diyabet

Sıklıkla tip 1 diyabetli hastalarda bazen de tip 2 diyabetli hastalarda ortaya çıkan ve  kan şekerinin gün içinde  aşırı azalmalar ve artmalar göstermesi  durumuna oynak (Brittle) diyabet adı verilir. Bir hastada  ‘’oynak diyabet’’ var diyebilmek için uygun diyet ve günde 4 kez insülin yapılmasına rağmen  kan şekerin gün içinde yükselme ve düşmelerle seyretmesi gerekir. Bu hastalarda  enfeksiyon, hormon bozukluğu, insülin direnci, mide ve bağırsaklarda gıda emilim bozukluğu, Şafak fenomeni (gece büyüme hormonu artmasına bağlı sabah şekeri yüksekliği), Somogy etkisi (gece şeker düşmesine bağlı sabah reaksiyon olarak kan şekeri yükselmesi)  ve psikolojik rahatsızlık gibi nedenler aranır. Bu hastaların büyük çoğunluğunda (yaklaşık % 50’sinde)  psikolojik bozukluk  vardır. Bazen de şekerdeki oynamalar hastada stres yapar ve  psikolojik sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olur. Mide felci denilen gastroparezi de şeker oynamalarına neden olabilir. Bulantı, kusma ve midede dolgunluk  varsa bu durumdan şüphelenmek gerekir.

 

 

 

 

 

  

KAN ŞEKERİNİ YÜKSELTEN NEDENLER VE KALITIM

 

Şeker hastalığının ortaya çıkmasında anne ve babadan geçen genlerin katkısı (kalıtım) yanında  kötü  beslenme ve hareketsizlik gibi yaşam biçimi  veya çevre faktörleri etkili olmaktadır.

         Tip 1 diyabette anne ve babadan geçen genlerin etkisi varsa da tip 2 diyabette kalıtımın etkisi veya rolü  daha fazladır.

Tip 1 diyabetin ortaya çıkmasında  bağışıklık sistemindeki bozukluk, virüsler ve  anne sütü ile az beslenme gibi birçok faktörün etkisi olabilir.

Tip 2 diyabet dediğimiz erişkin diyabetinde ise genetik etki  yani kalıtım çok fazladır.  Diğer bir deyimle ailesinde tip 2 diyabet olan kişilerde şeker hastalığı gelişme riski fazladır.  Özellikle kilosu olan, hareketsiz yaşayan, tansiyonu olan,  ve kan yağları yüksek olan kişilerde şeker hastalığı riski fazladır.

 

Çocuklarınızda  diyabet  gelişme riski ne kadardır?  

 

a) Tip 1 Diyabet Hastası iseniz:

Eğer siz tip 1 diyabetli erkek iseniz   çocuklarınızda diyabet olma  olasılığı 1/17 ‘dir. Yani 17 çocukta bir çocukta olabilir demektir. Eğer tip 1  diyabetli kadın iseniz  ve çocuğunuzu 25 yaşından önce doğurmuşsanız çocuklarda diyabet gelişme riski 25 de 1’dir. Yirmibeş yaşından sonra doğurmuş iseniz risk 100 çocukta  1’dir.  Eğer sizde diyabet 11 yaşından önce gelişmiş ise çocuklarınızda diyabet riski 2 kat fazladır. Eğer anne ve babanın ikisinde de  tip 1 diyabet varsa  çocuklarda şeker hastalığı görülme riski 1/10 ile  1/4  arasında değişir.

Çocuğunuzda HLA-DR3 ve DR4 genleri varsa şeker hastalığı gelişme riski fazladır.  Bir çocuğunuzda tip 1 diyabet varsa diğer çocuklarda şeker hastalığı gelişip gelişmeyeceğini anlamak için  insülin antikoru, anti-GAD antikoru düzeylerine bakılır. Bu antikorlar kanda yüksek ise o çocuklarda  şeker hastalığı gelişme riski fazla demektir.

 

b) Tip 2 Diyabet Hastası İseniz:

Tip 2 diyabet bazı ailelerde sık görülür. Ailenin bir üyesinde tip 2 diyabet varsa kardeşlerde  veya  anne ve babada tip 2 diyabet olabilir.  Eğer sizde tip 2 diyabet varsa çocuğunuzda diyabet gelişme riski 1/7’dir, yani 7 çocuktan birisinde şeker hastalığı  gelişebilir.  Eğer annede tip 2 diyabet varsa çocuklarda diyabet gelişme riski daha fazladır.  Eğer anne ve babanın her ikisinde de tip 2 diyabet varsa çocuklarda şeker hastalığı riski çok fazladır ve her 2 çocuktan birisinde şeker hastalığı gelişebilir. Bazı ailelerde şeker hastalığı çok fazla görülür. Aile üyelerinden çoğunda şeker hastalığı varsa dikkatli olmak, tetkik yaptırmak, kilo almamak, sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak faydalı olur.

 

Kan Şekerini Yükselten Hastalıklar ve İlaçlar:

 

a)    Hormon Hastalıkları

Bazı hormon hastalıkları  şeker hastalığına neden olabilir.  Kan şekerini yükselten hormon hastalıkları  şunlardır:

 

Akromegali (Büyüme hormonunun aşırı salgılanması)

Cushing sendromu (Kortizol hormonu aşırı salgılanması)

Glucagonoma (Glukagon hormon aşırı salgısı)

Feokromositoma ( Böbreküstü bezi tümörü)

Hipertiroidizm (Tiroit bezinin aşırı çalışması)

Aldosteronoma (Böbrek üstü bezinden aşırı aldosteron hormon salgısı)

 

 

 

         b) Polikistik Over Sendromu:

Polikislik over sendromu (PKOS) genç yaştaki  bayan hastalarda görülen ve yumurtalıktaki kistler ile kendini gösteren bir hastalık olup şeker hastalığı ve şişmanlık sık görülür.

Bu  hastalarda;

-         Adetlerde Azalma

-         Tüylenme,

-         Akne (sivilce)

-         Testosteron hormonunda artma

-         İnsülin yüksekliği

-         LH hormonunda artma

-         Yumurtalıkta kistler

-         Kısırlık olabilir.

 

Bu kadınların %30’unda gizli şeker, %7.5’unde aşikar  şeker  hastalığı vardır. PKOS’lu kadınların %40’dan fazlası şişmandır.

Tip2 diyabetli  menopoz öncesi kadınların %27’sinde PKOS vardır.

Tedavide ;

1-    Kilo vermeleri sağlanır

2-    Egzersiz yapılır

3-     Bazı ilaçlar (metformin, roziglitazon  gibi) kullanılır.

 

 

c)Pankreas Hastaklıkları

Şeker hastalığına neden olan diğer  bir hastalık grubu pankreas bezinin hastalıklarıdır. Pankreatit denen pankreas bezi iltihabı,  pankreasın tümör ve kanserleri, pankreasın ameliyatla çıkarılması,  ve pankreasda demir birikmesi (hemokromatozis) durumu da şeker hastalığına neden olur.

        

d)İlaçlar:

     Kullanılan bazı ilaçlar   kan şekerinin yükselmesine neden olabilir.  Bunlardan başlıcaları kortizon ilacı, interferon ve  tansiyon tedavisinde kullanılan tiazit diüretik ilaçlarıdır 

 

 

 

 

 

 

 

  

TİP 1 DİYABET

 

Tip 1 diyabete  insüline bağımlı diyabet ismi de verilir.  Genellikle zayıf, kilo kaybı olan, aşırı susama ve  çok idrara gitme şikayeti olan kişilerde saptanır.  İdrarlarında keton denen bir  madde  teşhis sırasında bulunabilir.   Ketoasidoz komasından ve ölümden korunmak için insülin tedavisi olmak zorundadırlar.  Hastalığın erken döneminde  pankreastaki beta hücrelerinin yıkımını gösteren  adacık hücre antikoru (ICA), insüline karşı antikorlar (IAA) ve glutamik asid dekarboksilaza karşı  antikorlar (GAD) kanda yüksek olarak bulunur.

 

a) Tip 1 Diyabet Kimlerde Görülür

Tip 1 diyabet  her 300 çocuktan  1’inde görülür.  Tek yumurta ikizlerinden birisinde varsa diğerinde gelişme riski %50’dir.  Tip 1 diyabetli çocuğun babasında %6, annesinde %2, kardeşlerinde  %5 ve  birinci derece akrabalarında %20 oranında diyabet gelişme riski vardır.  Riskteki kişileri önceden anlamak için kanda antikor hormonu veya doku tiplemesi (HLA) yapılabilir. Ancak bunlar pahalı testlerdir.

Tip 1 diyabetli bir annenin diyabetli bir çocuğa sahip olma olasılığı 1/20 dir. Tip 1 diyabet pankreas bezindeki beta hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından yıkılması ile oluşur. Vücut genetik bir eğilim sonucu pankreastaki beta hücrelerini yabancı bir doku olarak algılar ve onu yok etmeye çalışır. İşte bu amaçla insülin antikoru, adacık antikoru ve GAD antikoru denen antikorlar vücut tarafından  yapılır.  Bu antikorlar pankreas bezinin beta hücrelerine yapışarak orada bir iltihap meydana getirir ve beta hücreleri tahrip olur. İnsülin hormonu salgılayan beta hücreleri yok olunca insülin vücutta azalır ve yok olur. Bu yüzden tip 1 diyabetli hastaların kanlarında insülin hormonu yoktur. Sonuçta insülin  eksikliği nedeniyle kandaki şeker hücrelere giremediğinden kanda birikir ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Tip 1 şeker hastalığının ortaya çıkmasında oksijen yakım  yan ürünü olan oksijen radikalleri ile gıdalarla alınan serbest radikaller de  etkili olabilir.

Sosis, salam, sucuk , soda ve suda bulunan nitrat vücutta serbest radikalleri arttırarak beta hücrelerinin tahrip olmasına neden olarak tip 1 şeker hastalığının ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

İnek sütünün erken dönemde içilmesi de bebeklerde beta hücre harabiyeti yaratabilmektedir.

Bazı virüsler beta hücre harabiyeti yaparak  şeker  hastalığına neden olabilmektedir.

D vitamini eksikliği de   tip 1 şeker hastalığı gelişimine  katkıda bulunabilmektedir.

Tip 1 diyabet şişman çocuklarda görülebilir. Şişman çocuklardaki insülin direnci pankreasdaki beta hücrelerini strese sokar ve tip 1 şeker hastalığı görülebilir.

Tip 1 diyabet daha çok çocukluk çağında görülürse de otoimmün  tip denilen bir tipi her yaşta görülebilir.

 

b) Tip 1 Diyabetli Hastalarda Sık Görülen Diğer Hastalıklar

 

Tip 1 diyabetli çocuk veya hastalarda sık görülen diğer hastalıklar aşağıda verilmiştir ve bu hastalıklar yönünden  tarama yapılmalıdır.

Sık görülen hastalıklar:

Çölyak hastalığı: Bağırsak hastalığıdır

Graves hastalığı: Tiroit bezinin çok çalışması

Hipotiroidi: Tiroit bezinin az çalışması

Addison Hastalığı: Böbreküstü bezinin az çalışması-Kortizol hormon azlığı

Pernisiyöz anemi: B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık

 

c) Çocuklarda Tip 1 Şeker Hastalığını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

1.     Bebeğin anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. İnek sütünü   bebeğe  ilk 6 ay vermemelidir.

2.     Sağlıklı beslenmenin sağlanması

Allerji yapan buğday, patates, portakal suyu ve yumurta  gibi gıdalar  bebeğe biraz daha geç başlanmalı.

3.     Salam, sosis, sucuk, janbon yedirilmemeli

4.     Temiz su içilmeli. İçinde nitrat olan maden suyu veya su içilmemeli

5.     Kilo varsa verilmeli

6.     D vitamini eksikliği varsa giderilmeli

7.     Kanda mağnezyum, çinko ve  kalsiyum eksikliği yapmayacak bir beslenme yapılmalıdır.

 

 

d) Tip 1 Diyabetin Tedavisi

         İlk teşhis konulduğunda tip 1 diyabetli çocuk veya gençler hastaneye yatırılarak  insülin tedavisine başlanır ve insülin yapılması öğretilir.  Çocuğunda şeker hastalığı olan anne ve baba ilk önce bir panik içindedir.  Bu nedenle anne ve babanın da hastalık konusunda bilgilenmesi gerekir.  İnsülin tedavisi genellikle günde iki kez orta etkili ve kısa etkili insülinin karışımı şeklinde olur.  Günlük uygulanacak toplam insülin dozunun üçte ikisi sabah kahvaltı öncesi geri kalanı akşam yemeği öncesi yapılır.  Akşam ve sabah açlık kan şekeri düzeyleri takip edilerek insülin dozları ayarlanır.  Ayrıca uzun etkili bir insülin ve birlikte her yemek öncesi kısa etkili bir insülin enjeksiyonu da yapılabilir. Bazı hastalarda gerekirse insülin pompası takılabilir. Tedavinizi doktorunuz ayarlayacaktır.

 

e) Balayı Dönemi Nedir?

İnsülin tedavisine başlanan tip 1 diyabetli hastalarda bir süre sonra insülin ihtiyacı azalır ve insülin gerekmeyecek hale gelir. Bu hastalarda  pankreas bezinde   çok az miktarda insülin salgılayan beta hücresinin kalması nedeniyle bu tablo oluşmaktadır. İşte insülin ihtiyacının ortadan kalktığı bu döneme balayı dönemi denir. Bu dönem 1 ay ile 1 yıl arasında  olabilir. Daha sonra tekrar kan şekeri yükselmeye başlar ve insülin tedavisine geçilir.  Balayı döneminde de kan şeker ölçümleri sürekli olarak takip edilmelidir.

  

 

 

 

TİP 2 DİYABET

Tip 2 diyabet, daha önce ‘’insüline bağımlı  olmayan diyabetes mellitus’’

veya ‘’erişkin diyabeti’’ olarak  tanımlanmıştır.  Bu hastalarda ilerleyen tarzda  pankreasdaki insülin salgılayan beta hücrelerinde  bozukluk ve insülin direnci vardır.  

Tip 2 diyabetlilerin üçte birinde yaşamı süresince mutlaka insülin kullanmak zorunluluğu ortaya çıkar. 

Tip 2 diyabet sıklığı son yıllarda şişmanlığın artmasına paralel olarak hızla artmaktadır.  Dünya Sağlık Örgütü 2025 yılında dünyada 300 milyon kişide diyabet hastalığının gelişeceğini düşünmektedir. İlginç olanı ise daha çocukluk yaşlarında tip 2 diyabetin artık sık görülmeye başlanmasıdır.

         Tip 2 şeker hastalarının kanlarında hafif bir iltihabi durumu gösteren CRP ve IL-6 düzeylerinde artış saptanır. 

Yaş, hareketsizlik, karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, psikolojik stres ve düşük doğum ağırlığı tip 2 şeker hastalığı gelişme riskini artırır.  İmmün sistemin (bağışıklık sistemi) uyarılması bu olayda rol oynamaktadır. Yorgunluk, uyku bozukluğu ve depresyon gibi şeker hastalığının diğer özellikleri kanda sitokinlerin artmasına bağlıdır.

 

a) Tip 2 diyabetin özellikleri :

 

-Bu hastalarda insülinin çalışması bozuk olduğu gibi salgısı da bozuktur

-Genellikle 30 yaştan sonra görülürse de, her yaşta olabilir

-Hastaların %80’ninde şişmanlık vardır, ancak şişman olmayanlarda da tip 2 diyabet gelişebilir. Şişman kişilerde kilo vermekle kan şekerinde önemli oranda düzelme görülür.

-Tip 2 diyabet çok su içme, çok idrara çıkma gibi şikayetler olmadan da ortaya çıkabilir.

- Şeker hastalığına bağlı göz, sinir ve damar hastalıkları birlikte olabilir.

-Genetik yatkınlık ve kilo alma en önemli risk faktörleridir.

-Bu hastaların kanlarında tip 1 diyabetlilerde olduğu gibi antikorlar bulunmaz.

 

 

 

 

 

 
   
 
© 2018 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım